9 Kas 2012

Xperia Reklam Kampanyası

Bir çoğunuzun bildiği üzere Sony Xperia, James Bond'un son filmi Skyfall'un resmi sponsoru. Türkiye'de Taksim'e getirdiği Bond kızları ve danslarıyla dikkatleri çekmişti. Fakat Sony'nin yurtdışında yaratıcılıkta sınır tanımadığı bir reklam kampanyası var ki görenlere "vay be!" dedirtecek cinsten.

Şöyle ki; sevdiklerinizle Skyfall'u izlemek için sinemaya gidiyorsunuz. Sinemada kurulan Sony Xperia standında ücretsiz içecekler dağıtılıyor ve filme giriyorsunuz. Almış olduğunuz içeceklerle oturduktan sonra perdede Sony Xperia'nın su geçirmez akıllı telefonunun tanıtıldığı kısa bir fragman izliyorsunuz.Filmin sonunda bir numara aranıyor ve salonda birden bir telefon çalmaya başlıyor. Sonucunda dağıtılan ücretsiz içeceklerin birinin içinden fragmanda tanıtılan Xperia telefon çıkıyor.


29 Eyl 2012

Tasarımcıyı Çıldırtmanın 8 Altın Kuralı



Bir çok tasarımcının hislerine tercüman olacak bir yazı.. :)


Herkesin bildiği gibi savaşlar reklamcılar yüzünden çıkar… 
Zihnimize girip, bilinçaltımızı etkileyen mesajlarıyla bütün paramızı ihtiyacımız olmayan şeylere harcatırlar. Paramızı saçma sapan şeylere harcadığımız için fakirleşiriz. Fakirlik insanı depresyona sokar. Ruh sağlığı bozulan insan da şiddete başvurur. İşte savaşlar böyle başlar. Ayrıca bütün reklamcılar komünisttir.

Dolayısıyla konuyu, grafik tasarımcılardan nasıl kurtulabileceğimize ayırarak dünya barışı için üzerimize düşeni yapmak istiyoruz.
Reklamveren olarak bir grafik tasarımcı ile çalışıyorsanız, aşağıda listelediklerimizi yapıp onu çıldırtarak mesleği bırakmasını sağlayabilirsiniz. HEMDE SONSUZA KADAR!.. 

1. MICROSOFT OFFICE
Bir grafik tasarımcıya herhangi bir doküman göndermeniz gerektiğinde Microsoft Office programlarından biriyle hazırlayın. Programın PC versiyonu olmasına özellikle dikkat edin. Asla Apple Macintosh yazılımları kullanmayın. 


Eğer bir fotoğraf göndermeniz gerekiyorsa; onu çıldırtmanın en kolay yolu, fotoğrafı jpeg dosyası göndermek yerine Word ve PowerPoint gibi bir Microsoft dosyası içine yapıştırmaktır. En önemli ipucu, fotoğrafın çözünürlüğünü 72 dpi yapmaktır.
Bu dosyayı alan grafik tasarımcı sizi arayacak ve fotoğrafın daha yüksek çözünürlüklü halini isteyecektir. Yüksek çözünürlüklü fotoğrafı gönderirken bu sefer de fotoğrafın boyutunu yarı yarıya küçültmeyi ihmal etmeyin ki dosya çabuk gitsin.
Eğer iletişimi e-posta aracılığıyla sağlıyorsanız, arada bir gönderdiğiniz dokümanı mesaja eklemeyi unutun. 


2. YAZI KARAKTERLERİ
Grafik tasarımcınız hazırladığı çalışmada Helvetica kullanmışsa, Arial ile değiştirmesini isteyin. Eğer Arial kullanmışsa, Comic Sans yapmasını talep edin. Zaten Comic Sans kullanmışsa, o grafik tasarımcı yarı delirmiş demektir; işiniz şimdi daha kolay.


3. NE KADAR ÇOK, O KADAR İYİ
Diyelim ki bir ilan hazırlanmasını istediniz. Grafik tasarımcı ilanın her yerinde boş alanlar bırakacaktır. Bu beyaz alanların ilanın okunmasını kolaylaştırdığını, temiz ve profesyonel yapacağını iddia edecektir.

Bu yalanların hiçbirine inanmayın. Boş alan bırakmasının tek sebebi, ilanın daha büyük olmasını sağlayarak size daha fazla para harcatmak içindir. Bütün paranızı bitirmek ister çünkü sizden nefret eder. Paranızı bitirip iflas etmenize çalışır. Ayrıca bazı grafik tasarımcıların yeni doğmuş bebekleri öldürüp, çiğ çiğ yedikleri söylenir.


Onun için son derece dikkatli davranın ve ilanın kenarlarında sıfır boşluk bıraktırın. Metni, mümkün olan en küçük boyutta yazdırın. Yazı içinde üç veya dört farklı yazı karakteri kullanılmasını da isteyebilirsiniz. (Comic Sans veya Arial fontlarında ısrarcı olursanız, bonus var.)

İlanın içine pek çok fotoğraf koydurun. Gerekiyorsa, cep telefonunuzla iş yerinizin fotoğrafını çekip gönderin. Nasıl göndereceğiniz konusunda 1. maddede yazılanları uygulayın.


Bu isteklerinizi yerine getirmemek için sizinle çok tartışacak ama asla pes etmeyin. Müşteri her zaman haklıdır. Parayı veren siz değil misiniz? Eninde sonunda istediğinizi yapacaktır.


4. LOGO KULLANIMI
Hazırlanan işte şirketinizin ya da bir sponsorun veya iş ortağınızın logosu kullanılacaksa, bunu en düşük çözünürlükte gif veya jpeg dosyası olarak gönderin. (Logoyu eğer Word dokümanına yapıştırırsanız bonus kazanırsınız.


Bu kadarının grafik tasarımcıyı çıldırtmak için yeterli olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ruh sağlığını bir daha düzelmeyecek şekilde bozulmasını istiyorsanız, logoyu karmaşık bir zemin üzerine yerleştirerek yollayın.

Seçtiğiniz zeminin beyaz veya siyah olmamasına dikkat edin çünkü bunlardan logoyu kesip almak kolaydır. Grafik tasarımcınız bitmap logo üzerinde çalışmayı tamamladıktan sonra daha büyük olması gerektiğini söyleyin. 

Logonun sıfırdan hazırlanması gerekiyorsa, onunla dışarda bir yerde çay veya kahve içmek için buluşun. Gittiğiniz yerde peçete üstüne istediğiniz logonun taslağını çizin. (Daha da iyisi, 9 yaşındaki yeğeninize çizdirin.) Taslağı kendiniz çizerseniz, üzerinde beş dakikadan fazla uğraşmayın. Detaylı ve anlaması kolay bir şey vermemelisiniz. Buradaki temel mantık, grafik tasarımcının sizin ne istediğini mümkün olduğunca az anlamasıdır ki sonra istediğiniz kadar değişiklik ve düzeltme talep edebilin.
Grafik tasarımcının göndereceği logoyu asla ve asla ilk seferde kabul etmeyin. Muhakkak düzeltilecek ve değiştirilecek şeyler vardır. Dokuzuncu düzeltmeyi de kabul etmeyin.


Renk, yazı karakteri, vinyet gibi her konuda değişiklik talep edin. Logo içine fotoğraf koymasını söyleyin. Düzeltmelerin 10.’sunda en çok ikinci revizyondakini beğendiğinizi söyleyin. Kalleşçe gibi gelebilir ama kanser illetini insanoğlunun başına grafik tasarımcıların sardığını unutmayın.


5. KELİME SEÇİMİ
Grafik tasarımcıdan bir iş isterken anlamsız tanımlar kullanmaya özen gösterin. Örneğin, “Dijitalimsi bir görünüm olabilir mi?” ya da “Enerjisi daha yüksek bir yaklaşım” gibi şeyler söyleyin ki sizi fazlasıyla entellektüel sanarken kendisini sizi anlayamadığı için yeterince aşağılık hissetsin. 

Eğer tercih ederseniz, “Çok güzel bir tasarım isterim” veya “Şık tasarım yapar mısınız; öyle tasarımlar olsun ki insanlar baktığında ‘Bu ne güzel tasarım desinler” seçenekleriniz de var. Bunları söylerken kendinizi kötü hissetmenize gerek yok çünkü bu sizin hakkınız. Unutmayın, grafik tasarımcılar dolunayda kurtadam olup yeni doğmuş bebek avına çıkarlar. 


6. RENK SEÇİMİ
İdeal renk seçimi (bu işi elbette grafik tasarımcıya bırakamazsınız) aklınıza gelen tüm renkleri tek tek küçük kağıt parçalarına yazmakla başlar. Bu kağıtları bir kavanozun içine yerleştirin ve iyice karıştırdıktan sonra rastgele seçin. 

Grafik tasarımcı iki veya üç ana renk skalası içinde kalmak isteyecektir. Sakın ha! İstediğiniz kadar renk seçebilirsiniz. Gökkuşağında bile kaç farklı renk var. Kavanozdan renk seçme işini grafik tasarımcının önünde yapın ve her bir rengi belirledikçe sevinç çığlıkları atın.

7. ZAMANLAMA
İşi onaylama zamanı geldiğinde acele etmeyin. Sakin sakin, düşüne düşüne karar verin. İki gün düşünün. Veya altı gün de düşünebilirsiniz. Tek dikkat etmeniz gereken nokta projenin bitme tarihine iyice yaklaşıldığında ilave revizyon istemektir. 

Örneğin, ilanınız gazetede pazartesi günü yayınlanacaksa cuma günü mesai bitimine yarım saat kala yapılması 72 saat sürecek düzeltmeler isteyin. Ne de olsa II. Dünya Savaşı, grafik tasarımcılar yüzünden çıkmıştı. 

8. ÖLDÜRÜCÜ DARBE
Yukarıdakilere maruz kaldıktan sonra her insan gibi (gerçi bazıları onların insan olmadığını savunur ama…) grafik tasarımcı da bütün ümidini yitirecek, sizinle mücadele edemeyeceğini anlayıp her istediğinizi yapacaktır. 

-Mor mu olsun? Tamam, sorun değil; yapıyorum. 


-Altı farklı punto mu? Neden olmasın, elbette!

Kazandığınızı mı sanıyorsunuz? Daha değil. Ana hedefinizi asla unutmayın. Mesleği bırakmasını ve bir daha bu işe dönmemesini istiyorsunuz. Dolayısıyla öldürücü darbe için hazırlanın.


İşin son haline karar verme aşamasına geldiğinizde; işin sorumlusu olarak inisiyatif almayışının size ne kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşattığını anlatın.


Sonuçta grafik tasarımcı olan o, uzmanlığını, bilgisini ve birikimini kullanması; sizi doğru yönlendirmesi gerekirdi. Bunu neden yapmadığını sorgulayın. İşi ona vermek yerine Microsoft Publisher’da kendinizin yapmadığından pişmanlık duyduğunuzu söyleyin

İşte bu kadar! Artık ondan kurtulduğunuza kesin gözüyle bakabilirsiniz.

Tebrikler…



Radikal / Gürül Öğüt

31 Tem 2012

Kirlenmek Güzeldir

Şu büyük şirketlerin reklam için harcadığı bütçeye de, fikirlere açık oluşlarına da, reklam ajanslarının çılgınlığına da (yok yok küfür etmeyeceğim rahat olun) hastayım diyecektim.

15 May 2012

Dünya Senin Yüzünden Dursa Ne Yapardın?

Tic Tac şekerlerini bilirsiniz. Böyle küçük kutuların içinde, yuvarlak, renkli şekerler. Bir tarafından açar tek tek yerdik. İşte o şekerciler Fransa'da ağız kokusuna karşı harika bir kampanyaya imza atmışlar. Oldukça büyük ve çok eğlenceli bir organizasyon olmuş.
Ağzı kokan birileri varsa bir Tic Tac şekeri yeterli diyor hani.





Agency:Ogilvy & Mather Paris
Client:Tic Tac France

17 Nis 2012

Pong Oyunuyla Test Sürüşü Deneyimi


Otomobil dünyasında, elektrikle çalışan araçların çevre dostu olup sıfır emisyon salgıladıkları hep konuşuldu. Ancak konuşulan bir başka şey de elektrikli sistemin, fren mekanizmasını kötü etkilediğiydi.
Alman otomobil endüstrisinde başat şirketlerden olan Daimler, elektrikle çalışan Smart Fortwo'ların fren sisteminin gayet iyi çalıştığını kanıtlamak için akıllıca bir test sürüş etkinliği gerçekleştirdi. 
Etkinlikte bildiğimiz Pong oyunu, elektrikle çalışan Smart Fortwo'larla oynanacak şekilde ayarlanmış ve müthiş bir eğlence çıkmış ortaya.





Kaynak: www.bigumigu.com

5 Nis 2012

Çöpte Mini Cooper mı???

Mini Cooper‘ın Noel için Amsterdam’daki reklam kampanyası gerçekten inanılmaz yaratıcı. Çöp kutularının yanlarına araç büyüklüğüyle orantılı Mini Cooper kolileri yerleştirmişler ve içerisinde de hediye paketinin yırtılmış parçalarının atılmış izlenimi olayı daha da gerçekçi kılmış.Noel Baba'nın Mini Cooper dağıtmış, şanslı kişi de hediye paketini açıp içinden aracı çıkartıp çöp kutusunun kenarına büyük koliyi bırakmış düşüncesi yaratılan kampanya görenleri oldukça şaşkına uğratmış olmalı.  Kolinin üzerinde yazan "99 Euro taksitle" yazısı da kampanyanın asıl amacını vurguluyor.



Çöp kutularının yanına konulan bu kutular görenlerde hem her yere kolayca girer izlenimi veriyor hem de Mini Cooper'ın büyük oyuncak bir araba gibi algınanmasını sağlayarak sempatiklik yaratıyor. 

18 Mar 2012

Sony PS3

Sony PS3'ün inanılmaz eğlenceli ve bol ışık oyunlu reklam videoları.


Agency: Studio Output
Directors: Robin McNicholas (Flat-e), Barney Steel (FND), Memo Akten (MSA)
Cameraman / AR: Thomas English
Music: Finn McNicholas/Si Begg
Client: Sony PS3 Video Store
Production Company: Marshmallow Laser Feast (MLF) 

3 Mar 2012

Küçükse Bize Ters!


Bir şeyler yazayım isterdim ama hiç haddim değil..

Ödül: Juri Özel
Katılımcı: TORK İletişim Hizmetleri ve Reklamcılık Ltd. Şti.
Reklam Veren: Mey İçki Sanayi ve Tic. A.Ş.
Ürün Hizmet: Yeni Rakı






15 Şub 2012

İstanblue...

REKLAMVEREN: Mey İçki - İstanblue Vodka 
REKLAM AJANSI: RAFİNERİ 
ADI: Shot 34
YARATICI YÖNETMEN: Ayşe Bali, Ufuk Uslu, Orkun Demirelli
YARATICI EKİP: Can Erdoğan, Can Güven
MARKA TAKIMI: Ela Bilgisel, Rida Kıraşı, Gözde Baytan
STRATEJİK PLANLAMA: Deniz Akgüllü, Canan Pehlivanoğlu 
AJANS PRODÜKTÖRÜ: Saadet Bektaş
YAPIM ŞİRKETİ: HPTT 
YÖNETMEN: Bertan Başaran 
YAPIMCI: Kerem Çelebi 
MUZİK: Oğuz Kaplangı (Elec-Trip Jingles)

Ve bence harikasınız...




8 Şub 2012

Huzur içinde yat Cem abi...

Gür Akad'ın annesinin cenazesinde Cem Karaca eline bir not sıkıştırır. notta şöyle yazıyordur. "ne ölenle öl, ne gidenle git. aslolan hayattır, canım kardaşım."

cem karaca'nın ölümünün üzerine gür akad bu şarkıyı yazar. 

elimde bir kağıt parçası
yazdığın o küçük not
gözümde hüzün damlası
anacığımın yanında

sonunda sanada aynısı
hissetmen neye yarar
gün olmuş hüzün karası
şöyle yazmışsın kağıda

ne ölenle öl 
ne gidenle git
aslolan hayattır canım kardaşım

şimdi giden sensin
geri dönmeyeceksin
alışmak zor, ama çok zor cem abi 

ama giden sensin
geri dönmeyeceksin
inanmak zor, ama çok zor Cem abi..


5 Şub 2012

Otomobil Markalarından Reklam Savaşı

Dünyanın vazgeçilmezi agresif reklamlar derken boşuna söylemeyeyim örnekler yayınlayayım dedim. Aklıma en sevdiğim bu bol çekişmeli, eğlenceli otomobil reklamları geldi.

Savaşı ilk Audi başlatır ve kendisine rakip olan Bmw’yi seçer. Slogan basittir “Senin hamlen Bmw”




Bmw boş durur mu, hemen bir afiş hazırlatır ve Audi’ye verilebilecek en iyi cevabı verir: “Şah-Mat”




Bmw hazır saldırıya başladım bari Mercedes’e de saldırıyım der ve bir afiş daha hazırlatır. Kaçan zebra Mercedes, kovalayan Leopar Bmw’dir.




Bmw diğer yandan Jaguar’a da saldırır. (Jaguar amblemine dikkat!)





Bmw sataşmalarına devam eder ve tekrardan Audi’ye saldırır.
 “Audi’yi Güney Afrika 2006 yılın arabasını ödülünü kazandıkları için tebrik ederiz…İmza, 2006 dünyanın en iyi arabası ödülü kazananı”



Audi’nin cevabı sert olur. 
“Bmw’yi 2006 yılı Dünya’nın en iyi arabası ödülünü kazandığı için tebrik ederiz…İmza, 2000-2006 Le Mans yarışları kazananı”



Aynı yıl bu savaşa Subaru da ortak olur. 
“Audi ve Bmw’ye güzellik yarışması galibiyetleri için aferin. İmza, 2006 yılı uluslararası en iyi araç motoru ödülü kazananı.”




Sonunda Bentley dayanamaz ve tüm firmalara kısa ve öz bir cevap verir.







4 Çeker Çok Yakar

Dünyanın vazgeçilmezi olan agresif reklamlara Türkiye'de de sık sık rastlamaya başladık. Özellikle telefon operatörlerinin birbirleriyle olan atışmaları  herkes tarafından ilgiyle takip edilmeye ve beğenilmeye başlandı. Son dönemde yaratıcılıklarını epey zorlayan operatörler ülkemizde sınırlarının dar olduğu agresif reklam kampanyalarını başarılı bir şekilde yürütüyolar. Devamının gelmesini umduğumuz bu çalışmalar yine umarız beklemediğimiz engellere takılmaz.

Avea'nın Turkcell'e göndermeli son reklamı Call Center'dan sonra yine çok sevildi. Turkcell cevap verir mi bilinmez ama Avea ataklarına devam edecek gibi görünüyor.

3 Şub 2012

Büyük markalar büyük düşünürler!

Mercedes yeni modeli Actros'u tanıtmak için aracı taksi yapıp özellikle rakip firma yakınlarına göndermiş. Eğlenceli ve oldukça şaşırtıcı uygulama özendiriyor.





29 Oca 2012

Korkuyor musun? Korkma!

Vodafone Turkcell'in son zamanlarda yaptığı çakma reklamlara kıyasla iyi işler çıkarıyor. 
( Bi dakika! Umarım bu da çakma değildir! )


Wolkswagen'de Modaya Uymuş

Doğuş'un ünü yurt içinde kalmadı. Birde gülüyoruz adama. Başarmış işte.






20 Oca 2012

Kendinden 91 cm. uzakta olmak!!

Çünkü bazen bir meteor çarpar ve hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Kendinden 91 cm. uzağa taşınırsın ama insanlar "Yine de gerçek bir hasar yok sonuçta, değil mi?" diye sorarlar. "Daha nasıl bir hasar olabilir ki?" dediğinizde anlamazlar. Onlar kırılan antenleri görebilirler sadece. Kendinden uzak olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamazlar. Bir yerden sonra öyle hesaplı olur ki her şey, gerçekten 'organizasyon' meselesi haline gelir. Gündelik hayat bile, su içmek bile hesaplıdır, yorucudur. Kimse anlamaz. Ve sen bir başka meteoru bekleyerek tükenirsin. Son gücünle. Son'a kadar...


[ Yine böyle bir blogta görmüştüm bu videoyu linkini saklamışım kaybetmemek için... :) ]

14 Oca 2012

Yeni Rakı - Bi' Büyük Türkiye

Hoş Geldim ben...

Bazen paylaşmak istiyorum duygularımı. Sosyal ağa sığmıyor hissettiklerim, düşündüklerim, beğenilerim... Çok uzun süre geçti bu fikir oluştuktan sonra ama sonunda bir adım attım. Umarım burası da bir zamanlar sayfalarından kafamı kaldırmadığım defterime dönmez. Onu çok uzun zamandır ihmal ediyorum....